Make your own free website on Tripod.com

 

 

SLAYT 1

 

DERİNİN HİSTOLOJİSİ VE HİSTOPATOLOJİSİ

· DERİNİN SINIFLAMASI · KATLARI

· ÖZEL YAPILARI

· HİSTOPATOLOJİSİ

 

SLAYT 2

 

GİRİŞ

· GENEL KAVRAMLAR VE FAKTÖRLER :

- " EN AĞIR ORGAN ": Toplam vücut ağırlığının ~16% ve 2.3 m2'lik vücut yüzey alanının 1.2'lik kısmı

- Epidermis ve Dermis'ten oluşur .

- FONKSİYONLARI :

· Koruma : Fiziksel (Travma , soğuk , sıcak, rüzgar ,...) , biolojik ( Deri aynı zamanda bir immun sistem organıdır.) , UV ışığına karşı , dehidratasyondan ( Deri , üre ve elektrolit atılımı ile böbreğe ve detoksifikasyon açısından da böbrek ve KC'e yardımcı bir organdır . )

· Vücut sıcaklığını düzenleme (Terleme ve vasokontriksiyon ile sıcaklığı azaltırken vasodilatasyon ile sıcaklığı artırmaktadır .)

· UV etkisi ile Vit D sentezi ( Cholecalciferol deride üretilir ve KC ile böbrekte hidroksillenerek 1.25 dihydroxycholecalciferol'e dönüşür . )

· Duysal ( Ağrı , dokunma , sıcaklık , titreşim , basınç , temas , ... )

* Epidermisin kalınlığına bağlı olarak İnce ve Kalın deri olmak üzere ikiye ayrılır .

 

SLAYT 3

DERİNİN KATLARI

· EPİDERMİS * Yüzeydeki katman 'keratinize'dir . Hücrelerinin 95%'i keratinositlerdir .

Sırasıyla ; Keratinositler > Melanositler > Langerhans Hücreleri > Merkel Hücreleri . Ortalama kalınlığı 0,1 mm.'dir .

· DERMİS * Yoğun fibroelastik doku* Glandlar ve kıl içerir

· HİPODERMİS * Azalmış konnektif doku * Büyük miktarda adipoz doku içerir

 

SLAYT 4

EPİDERMİS

· Özellikler :

- Keratinize olmuş Squamöz Epitel

- Keratinosit hücreleri tarafından yenilenir : Bazal Tabakada Stem Celler yukarı doğru çıktıkça diferansiye olurlar .

- 5 katman veya bölümden oluşur :

St. Bazale ( St. Germinativum ) EN DERİN

St. Spinozum

St. Granülozum

St. Lucidum

St. Corneum EN YÜZEY

- Bazalden superfisiale kadar olan hücre turn-over'ı 25-50 gündür .

- Özelleşmiş yapıları ; kıl foliküllerini ve ter bezlerini içerir .

*** " St. Bazale + St. Spinozum = St. Malpigi "

 

SLAYT 5

Stratum Bazale

Columnarın tek katmanları ya da cuboidal keratinosit stem celller aktif olarak mitoz yaparlar .

En derin katmandır .

Hemidesmosomlarla bazal membran'a , birbirlerine de desmosomlarla bağlanırlar.

* Desmozomlar iki grup protein bulundurur : Hc dışında bulunanlar desmoglein adını alırken , hc içinde sitoplazmik yapışma plağında bulunanlar desmoplakin adını alırlar . Desmozomal bağlantı en iyi St. Spinozum'da gözlenir .

Melanosit ve Merkel Hücreleri görülür .

 

SLAYT 6

Stratum Spinozum

Cuboidal , poligonal ve yassı hücrelerden oluşan bir kaç katman , central eukromatik nucleus , mitoz aktivitesi görülmekte .

Sitoplazmada konsantre tonofilamentler .

Bazal hücreler gevşek şekilde kümelenmiş bandlar ya da tonofibriller halinde tonofilamentleri içerirken St. Spinozomdaki tonofibriller ise sitoplazmanın çoğunu işgal eden aralıklı bir ağ meydana getirirler .

Langerhans Cell

Melanositlerin izdüşümü ???

Psöriazis : Aşırı hücre bölünmesinin sonucu olarak St. Spinozum ve St. Bazale'nin kalınlaşması sonucu gelişir .

 

SLAYT 7

Stratum Spinozum

Sitoplazma tonofilamentler(= Keratin Filamentleri )'den zengin .

Tonofilamentler desmozomlarda son bulurlar.Tonofilementler proteince zengindir.

Bu hücreler arası bağlantı dikene benzediğinden Spinozum adını almıştır .

Keratinositlerin çekilmeleri dikensilere neden olur . § Hücreleri bir arada tutar ve deriyi abrazyondan korur .

 

SLAYT 8

Stratum Granulozum

3-5 sıra düzleşmiş yassı poligonal hücreden oluşur .

Hücreler , fosforlanmış histidin ve sistin'den zengin protein içeren KERATO-HYALİN GRANÜLLERİ taşır .

( Bundan dolayı bu adı almıştır . )

Aynı zamanda Lamellar Granüller lipid ve protein bakımından zengindir ve extrasellüler olarak deriyi yabancı nesnelerden ve sudan koruyan " cement " adlı maddeyi üretirler .

En üst sırada çekirdek gözlenirken , mitoz görülmez .

 

SLAYT 9

Stratum Lucidum

Aşırı düzleşmiş Eozinofilik hücrelerden oluşan translusen ince bir tabakadır .

Çekirdek ve organeller bulunmaz .

Filament ve desmozomlar korunmaktadır .

Hücreler ELEİDİN içerir , keratohyalin transformasyonu sürmektedir . Epidermisin olgunlaşması , tonofibril (Tonofilamentlerin bir araya gelmesi ile oluşur ) sayısının artması ve bunların keratohyalin granüllerin amorf maddesi içine katılması ile gerçekleşir .

 

SLAYT 10

Stratum Corneum

* En dış tabakadır .

* 15-20 sıra düzleşmiş (yassı) , çekirdek içermeyen , keratinize hücreler içerir . Bunlar keratin filamentleri ile doludur . Kaba ve esnek bir membran oluşturacak şekilde birbirleri ile yapışmışlardır . İntersellüler aralıklar lipid bir materyal içerir .

* Yüzey hücreleri sürekli deskuame olmaktadır . (~10 gr/gün)

* El ayası ve ayak tabanı gibi devamlı travmatize olan bölgelerde kalınlaşmıştır . Bu tabakanın gücünün ve dayanıklılığının keratin molekülleri arasındaki disülfit bağlarının varlığına bağlı olduğuna inanılmaktadır .

 

SLAYT 11

LANGERHANS HÜCRELERİ

Epidermal hücre topluluğunun 1-4%'ünü oluşturur .

Kemik iliğinden türeyen mononüclear fagosit sistemi içerisindeki antijen sunan macrofaj ve melanositlere benzeyen dendritik hücrelerdir .

Bütün hücrelerin arasında bulunurken baskın olarak St. Spinozum'da gözlenir .

Desmozom ve Tonofilament içermeyen Langerhans Hücrelerinin tipik olarak lobüllü soluk nücleusları ve karakteristik Langerhans Granüllerini ( çomak veya raket şeklinde ) içeren berrak sitoplazmaları bulunur .

Kronik İnflamatuar Hastalıklarda , Geç Aşırı Duyarlık Reaksiyonlarında ve Deri Allogreft Reaksiyonlarında sayıları artar .

 

SLAYT 12

Merkel Hücreleri

İnce deride nadiren gözlenir .

Epidermiste St. Bazale'de özellikle kıl folikülleri ile ilişkili olarak . Aynı zamanda epidermiste intra epidermal sinir uçlarının bulunduğu yerdedirler .

Küçük , dens granüller içerir .

Melanosit ve Langerhans Hücrelerinden farklı olarak çevredeki keratinositlere desmozomlarla bağlanmışlardır . Bazal sitoplazmik membranında ise hemidesmozom bulunmamaktadır .

Berrak sitoplazması , lobüllü nüvesi , spesifik granülleri ve bağlantıları ile tipik bir hücredir .

Bazen duysal mekanoreseptör olarak fonksiyon görürlerken bazen de nöroendokrin hücreler olarak ( ??? ) fonksiyon görürler .

 

SLAYT 13

Melanositler

St. Bazalede . Donuk bir sitoplazması olup ne tonofilamente ne de desmosoma rastlanır .

Neural Krestten türeyen dentritik hücrelerdir .

Melanin üretir ve Melanin Granülleri , dentritik uzantılarla çevrili keratinositlerce aktif olarak fagosite edilirler .

Melanin keratinositlerin çekirdeklerinin üzerini örter .

Derinin rengi hücre sayısından çok aktivitesi ile ilişkilidir .

 

SLAYT 14

Melanin Sentezi

Melanin Trozin'in bir oksidlenme ürünüdür . Trozin önce Trozinaz aktivitesi ile 3,4-dioksi-PhA'e(DOPA) ya da 3,4-diketo-PhA (DOPA Kinon) dönüşür ... İndol Kinon'un polimerleşmesi ile Melanin meydana gelir .

Melanositler sitoplazmalarında elektron yoğun melanozomlar taşırlar .

Trozinaz GER'in ribozomları tarafından sentez edilir . SER vasıtası ile Golgi Cisimciği'ne taşınır . Daha sonra membran'a bağlı vesiküller içerisinde serbest bırakılır . Bu esnada , strüktürel melanozomal proteinler GER'de sentez edilir ve sonra SER'deki veziküllere dahil olurlar . Bu iki tip veziküllerin füzyonları melanozomum oluşmasına sebep olur . Melanozom olgunlaştığında ve daha çok melanin lameller matrixte biriktiğinde , bu melanositin dentritine geçer .

Melanozomlar çeşitli evrelerde incelenirler : I. EVRE melanozomlar küre şeklinde olup melanin içermezler . II. EVRE melanozomlar ovaldir , ilk melanin depolanması burada görülür . III. EVRE melanozomlar elektron yoğun melanin içerirler . Trozinaz aktivitesi çok yüksektir . IV. EVRE melanozomlar ise opak melanin içerirler , trozinaz aktivitesi azalmıştır .

Melanositlerin yüzeyinde MSH reseptörleri vardır . MSH , ACTH ( ilk 13 aa MSH ile aynıdır ) , oestrogen ve progesteron , cAMP artışı ve Trozinaz aktivitesini artırmak yoluyla pigmentasyonu stimule ederek melanin transfer ve formasyonunda artışa neden olurlar .

İnsanda iki ana tip melanin bulunmaktadır : Eumelanin ( kahverengi- siyah ) ve Feomelanin ( sarı - kızıl )

Melanositlerin yogunluğu genital bölge ve katlanma bölgelerinde en fazla , yüzde orta derecede , gövdede en azdır .

 

SLAYT 15

Dermis

Dense , irreguler konnektif doku . Epidermisin destekleyici tabakasıdır .

Tip I Kollogen " Yapısal bir stabilite sağlar " . Papiller Dermiste ince fibriller halinde gözlenirken Retiküler Dermiste epidermal yüzeye paralel geniş bantlar halinde bulunur . Kollogenin yapısal stabilitesi molekül içi ve moleküller arası çapraz bağlanmalarla artar . Kollogen karakteristik olarak OH-Prolin ve OH-Lizin amino asitlerini içerir .

Elastik Fiber Şebekesi ( Temel hc dermiste FİBROBLASTLAR'dır ve kollogenin yanında elastik fibrilleri de bu hcl oluşturur. ) Elastik doku karakteristik olarak Desmozin ve İzo-desmozin amino asitlerini içerir . Elastik fibriller derinin elastikliğinden sorumludur ve deriyi aşırı gerilmeden korurlar .

Kan damarları ( Yüzeyel Damar Pleksusu )

Sinir ve sinir sonları

Yaş ilerledikçe fiberlerin çapraz bağları artarken , elastik fiberlerin sayısı azalır .

Derideki kan damarları , vücut sıcaklığı ve basınç düzenlemesinde önemlidir .

Papiller Derma ve Retiküler Derma olmak üzere ikiye ayrılır .

Papillarisin dış yüzü Epidermis ile bir Bazal Membran sınırı yapar ve destek olur. Epidermis içine doğru papillalar oluşur . Dokunma cisimcikleri , Bazal Membran altında gevşek kollogen demetleri arasında yer alır .

Retiküler Dermis ; daha kalın olup sıkışık kalın bağ dokusu demetleri içerir . Burada kıl folikülleri , M. Arrector Pili ile yağ ve ter bezleri bulunur .

Dermanın altında yağ hücrelerinden zengin , deriyi alttaki dokulara bağlayan SUBKUTİS yer alır .

 

SLAYT 16

Mast Hücreleri

Birbirine dönüşebilen Konnektif Doku ve Mukozal Mast Hücresi olmak üzere iki tipi olan bu hücreler diğer konnektif doku hücrelerinden bazik anilin boyaları ile metakromatik boyanan granülleri ile ayrılır . 100000-500000 arasında değişen sayılarda bulunan ve hücre yüzeyinde IgE bağlanmasını sağlayan glikoprotein reseptörleri de bu hücreler için karakteristiktir .

. Kan damarları , sinirler ve eklerine yakın olarak bulunurlar (7000/mm3) ve nondiferansiye kemik iliğinden köken almaktadırlar .

. Fonsiyonel olarak çok aktif olan Mast Hücreleri ; ürünlerini granülleri içerisinde biriktiren ve daha sonra direkt olarak çevre doku sıvılarına bırakan Parakrin özellik taşırlar .

. Başlıca Mediatörleri : 1. Vazoaktif Maddeler ( Histamin , LTC4/D4 , PGD2/F2 , Tromboksan A2 , PAF , Seratonin ) 2. Kemotaktik Maddeler ( ECF-A , NCF ) 3. Enzimler ( Triptaz , Glukozaminidaz , Glukronidaz , Aril Sülfataz ) 4. Proteoglikanlar ( Heparin , Kondroidin Sülfat ) . Bu maddelerin salınımı ile local ve sistemik etkiler açığa çıkmaktadır .

 

SLAYT 17

Ekrin Ter Bezleri

Bütün vücuda ( mukozalar hariç ) deri içerisine dağılmıştır . ( ~2-3 Milyon )

Özellikle alın , saçlı deri , axilla , avuç içi ve ayak tabanlarında bulunurken dudaklar ve genital bölgenin bir kısmında bulunmaz .

Sabit halka şeklinde tubuloglandüler yapıda olup epidermal parçası spiral şeklindedir . Salgı yapan parçada mukopolisakkaritten zengin koyu küboidal hücreler ile glikojenden zengin şeffaf hücreler vardır ve dışta bunları çevreleyen myoepitelyal hücreler bulunur . Kanallar dar ve düzleşmiş kübik epitel tarafından döşenir .

Salgısı hipotonik , sulu , nötral ya da hafif asidik olup hücrede herhangi bir parçalanmaya neden olmadan lümene boşalır ( MEROKRİN SALGI )

OSS'in kolinerjik lifleri ile kontrol edilir , ısı ve psikojenik uyaranlara cevap olarak salgılanır ve vücut ısısını düşürücü etkiye sahiptir .

Ter 99% su içermekte olup elektrolitler , laktat , ure , amonyak , proteolitik enzimler ve diğer substanslar da yapısında yer alır .

 

SLAYT 18

Apokrin Ter Bezleri

Tipik olarak axilla , genital ve perianal bölgeler , memebaşı ve periumblikal bölgede , Pubertede aktivitesi başlar ve hormonlara cevap verir .

Halka şeklinde tubuloglandüler yapılar olup derin derma ve deri altı yağ dokusuna yerleşmişlerdir . Büyük dolanmış sekretuar parçanın içerisinde küboidal hücreler , dışında bazal membranda düz hücreler ve geniş lümende pek dikkati çekmeyen myoepitelyal hücreler gözlenir . Düz bir yol izleyen duktus pilosebase ünite veya doğrudan deri yüzeyine açılırlar .

İçi boş kıl folikülleri , Adrenerjik sinirlerce kontrol edilir .

Korku ya da seksüel uyarılar gibi dış uyaranlara karşı visköz-sütsü bir salgı üretir .

 

SLAYT 19

Meissner's Corpuscule

Spesifik sinir sonlarıdır .

Dokunma reseptörü

Dermal papilla ile sınırlı

En çok ayak ve ellerde

Oval şekilde olup çapları ~80*30 µm'dir .

 

SLAYT 20

Pacinian Corpuscule

Enkapsüle ( kapsüllü ) sinir sonlanmalarıdır .

Basınç ve titreşim reseptörü

Derin dermis ve hipodermiste bulunur .

D Palmar ve plantar bölgelerde , parmakların dorsal yüzeylerinde ve genital organların civarında bulunur .

*** Genel Deri Sinirleri :

§ Serbest sinir uçları " acı ve sıcaklığı " algılar .

§ Kan akışı ve kılların kontrolü Sempatik Sinir Sistemi tarafından gerçekleştirilir .

 

SLAYT 21

 

Kalın ve İnce Deri

--- Herşeyden önce Kalın Deri :

Avuç içi , parmak uçları , ayak tabanları

Kıl folikülü , sebase glandlar ve arrector pili kası yoktur .

--- Aksi olarak İnce Deri :

Vücudun pek çok yerinde bulunur ve sebase glandlar ile arrector pili kası içerir .

Daha ince epidermis

Daha az gelişmiş St. Granulosum ve St. Lusidum , oldukça ince St. Corneum

 

SLAYT 22

Sebase Glandlar

Vücudun çoğu yerinde ~100/cm2 ; yüz , alın ve saçlı deride 400-900/cm2'dir .

Asiner glandlar ve birkaç sak

Kısa kanallara sahipler ve kıl foliküllerinin boyunları boştur . Yaygın olmakla birlikte en çok göz kapakları , dudaklar , glans penis ve clitoris'te bulunur . Avuç içi ve ayak tabanlarında yoktur .

Acini , diferansiye olmayan yassı epitelyumun bazal tabakasından oluşur .

Bu hücreler bölünürler , farklılaşırlar ve yağ parçacıklarını serbest bırakmak için glandın lümenine parçalanırlar . Bu , daha sonra gland tarafından serbestleştirilir . Sex hormonlarınca kontrol edilir . ( M >F , Ch =~0 )

Sebum ; trigliserid , balmumu ve colesterol esterleri taşırken antibakteriyel ve antifungal aktivite gösterir .

 

SLAYT 23

Tırnaklar

El ve ayak parmaklarının herbirinin dorsal distal falankslarına yerleşir .

Tırnak plağı (nail plate) , tırnak yatağı (nail bed) üzerinde sıkı keratin lamelleri olarak kabul edilebilir .

Epidermisin St. Corneum'u tırnak kökünün üzerini kaplar ve tırnak kökü Eponişyum'u oluşturur (cuticle) .

Hiponişyum ( Keratinize Epitelyal Tabaka ) tırnağın serbest kenarına lokalizedir . " Tırnak yatağının distal sınırı ile distal yatak arasında kalan bölge "

Beyazımsı yarım ay şeklindeki lunula matriksin distal kısmının görüntüsüdür .

Uzama , tırnak kökünde bulunan tırnak matriksindeki (nail matrix) hücrelerle gerçekleşir , tırnak yatağının bir katkısı yoktur . ( Matrixten parmak ucuna ortalama 6-8 ayda uzarlar . El tırnakları ayak tırnaklarına göre daha hızlı uzarken aynı elin uzun parmaklarında uzama daha hızlı olmaktadır . Tırnaklar yazın daha hızlı uzarken soğuk havalarda uzama miktarı azalır . Tırnak uzamasında artma gebelik boyunca , tırnak kırılmaları , travmaları ve çekilmelerini takiben görülürken azalma ise kabakulak , kızamık gibi akut viral infeksiyonlarda , uzun süreli açlıkta ve bazı tip anemilerde göze çarpmaktadır . )

Parmaklarda Glomus Cisimcikleri denen , soğukta kan dolaşımını düzenledikleri sanılan özelleşmiş vascüler yapılar da vardır .

 

SLAYT 24

İnce Derideki Kıl

Keratin yapısındadır .

Foliküller epidermal epitelyumdan türemektedir .

Dermisin derinliklerinden başlar .

Konnektif doku kılıfı . Dış kök kılıfının yüzeyel bölgesi epişdermisin tüm tabaka-larını içerirken , sebase kanal girişinin bulunduğu distalde yalnızca spinozum tabakası bulunmaktadır . Bu bölgedeki hücrelerde glikojen varlığına bağlı olarak belirgin bir vakuolleşme söz konusudur . İç kök kılıfı üç konsantrik tabakadan oluşmuştur ( Dıştan içe ) : Henle Tabakası tek hücre kalınlığındadır . Huxley tabakası iki hücre kalınlığındadır . Kütiküla ise yassılaşmış skuamların oluşturduğu tabakadır . Bu hücrelerin tümü keratinizedir .

Sebase Glandlar ( kılın posterior yüzünde bulunur )

Kıl gövdesi kütiküla , korteks ve medulla'dan oluşur . Lanugo ve Vellus kıllarında medulla bulunmaz. Kütiküla tek tabaka yassı skuam halindedir. Korteks hücreleri atipik bir keratinizasyon göstermekte olup , keratohyalin granülleri bulunmaz . Lanugo : Medüllasız , çok açık veya beyaz renkli , yumuşak ince ve değişken uzunlukta kıllar olup fetüste bulunurlar . Vellüs : Renksiz , yumuşak 2 cm'den daha kısa medüllasız kıllar olup cilt yüzeyinin genel örtücü kıllarıdır . Terminal Kıllar : Kişiye özgü renkte değişik uzunlukta olabilen kalın , medullalı kıllardır . ( Erkekte 90% , kadında 35% ) Düz , Dalgalı , Kıvrık ve Spiral olmak üzere 4 tipi vardır . Kılın rengi kıl gövdesindeki kortekste bulunan melanozom-ların sayısına ve tipine bağlıdır .

>>> Arrektör Pili Kası :

Düz kas yığınını dermis ve dermisin papiller katındaki kıl foliküllerine bağlar .

Kasılması ile kıllar dikleşir .

 

SLAYT 25

KIL

Kıl kökünün şişkin alt ucu , Bulbus Pili olup ; Matriks Pili ve Papilla Pili kısımları vardır . Bunlar üreme için gereklidir . Auber'in Kritik Hattı denen ve Bulbus'un en geniş çapından geçen çizginin altındaki epidermal matriks hücreleri farklılaş-mamış ve turn-over'ı fazla hcl'dir . Üstündekilerin ise aktivitesi azalmıştır .

Kıl folikülü üç segmentten oluşur : Bunlardan ikisi ( İnfindibulum ve İstmus ) kalıcı olup , siklusa giren inferior segmenttir .

Kılın büyüme periyotları siklik dönemler halinde olup üç ana faza ayrılır :

` Anagen faz aktif büyümenin olduğu fazdır . 2-5 yıl sürer ve potansiyel saç uzama dönemidir .

` Katagen faz involüsyon dönemi olup kıl folikülü büzüşmektedir . Bulbus hcl keratinize ve piknotik hal alırlar . Bulbus cilt yüzeyine doğru yükselir . Birkaç gün sürer .

` Telogen faz ise dinlenme dönemidir.Folikül hemen sebase gland orifisi altında bulunur.İç kök kılıfı yoktur.Papilla retrakte olmuş folikül altındaki dermis içinde kalıntı halindedir.Saç çekmekle kolayca çıkar.Kendiliğinden veya taramakla dökülür.~3-4 ay sürer.

- saçın uzaması 0,37 mm/gün iken kadınlarda erkeklere nazaran daha hızlı uzamaktadır . Vücut kılları ise erkeklerde daha hızlı uzamaktadır .

 

SLAYT 26

Bazal Membran

Bazal hücre membranının hemen altındaki bazal membran üç tabakadan oluşur : Lamina Lucida , Lamina Densa ve Lamina Fibrortikülaris (Sub-Laminer Dense Zone )

Anchoring Filamentler , LL boyunca dik olarak dağılmış çok ince yapılardır . LL , Laminin , Fibronektin , BPA ve Tip V kollogen içerir .

LD , elektron dens amorf bir katmandır ve LL'ın altında olup ona paraleldir .

Anchoring Fibriller , LFR'in ana parçalarından biridir . Bunlar kısa olup kıvrık bir yapıya sahiptirler ve düzensiz bir şekilde çaprazlaşırlar . LD'ya girerler ve dermisin üst katmanlarına doğru yayılırlar . Aynı zamanda dermisin üstünde Anchoring Plak olarak bilinen amorf cisimciklerle birleşirler veya keskin bir dönüşle LD'ya ikinci kez geri dönerler . LFR'deki bir başka birleşik Elastik Mikrofibril yapılardır ve herbiri dermise doğru ilerliyerek dermal elastik fibrillerin mikrofibriyel sistemleri ile kenetlenir .

 

SLAYT 27

Bazal Membran

BPA , keratinositlerin sentezlediği bir glikoproteindir ve hemidesmozomlara lokalize olurlar . Genel olarak hücre içinde ve çok nadiren de hücrenin hemen dışında görülür .

Laminin , yüksek molekül ağırlıklı bir glikoproteindir ve hücre adezyonu için gereklidir , immunolocalizasyonu LL'dadır .

Fibronektin de LL'de immunolocalize olmaktadır . à Tip IV kollogen ve KF-1 Antijeni LD'ya immunolocalizedir .

Tip VII kollogen ve Epidermolizis Bulloza Akusit (EBA) Antijen , Anchoring Fibril ve plaklara immunolocalizedir . Tip VII kollogenin dermoepidermal sağlamlığın devamında önemli rolü vardır .

AF-1 ve AF-2 Antijenleri de Anchoring Fibrillere immunolocalize olurlar .

Dermis ile epidermis arasında yapışmayı sağlayan hemidesmozomlar " desmosom yarısı " gibi bir yapıya sahip olup hücre içi kompenenti , tonofilamentlerden oluşan yapışma plağı ve hücre dışında subbazal yoğun plak olmak üzere üç komponentten oluşur .

 

SLAYT 28

EPİDERMOPOIESIS

Epidermis kendini sürekli olarak en alt tabaka olan St. Bazale'deki hücrelerin mitozu ile yeniler . En yaygın hücre tipi keratinositlerdir . Nükleuslu keratinositler Malpigi tabakasını oluşturur .

Bazal Tabakanın Papiller Dermisindeki hücreler yüzeye doğru ilerler , en alttakilerde keratinizasyon yoktur . Keratinizasyon fibroz keratin fibrillerinin sentezidir .

Derinin yüzeyindeki hücreler tamamen keratinize olmuş ölü hücrelerdir ve St. Corneum'u oluşturur . Bunlar günden güne çevrenin etkisi ile dökülen hücreler-dir.

St. Granulosum'daki yassı hücreler bol miktarda mor boyanan partiküller yani Keratohyalin Granülleri içerirler . Aynı zamanda bu tabaka hücreleri sitoplazmalarında Lamellar Granüller ( ODLAND CİSİMCİKLERİ ) olarak bilinen yapılar da taşırlar . Bunlar lipitten ve enzimlerden zengindirler , içeriklerini St. Corneum ve St. Granulosum tabakaları arasındaki hücreler arası boşluklara bırakırlar ( ki bu , tuğlalar arsındaki harca benzer ) .

St. Corneum'un hücreleri yassılaşmış keratinize hücreler olup çekirdek ve sitoplazmik organel içermez . Birbirine komşu hücreler , hücreler arası lipidle bağlanırlar ve çok etkili bir bariyer oluştururlar . St. Corneum'un kalınlığı farklılıklar gösterir : En kalın ayak tabanı ve avuç içi iken , en ince göz kapaklarında görülür .

Kısaca keratinositler farklılaşırken : 1. Ribozom ve diğer organeller azalır . 2. Tonofilament içeriği ve desmozomlar artar . 3. Hücrelerin şekli küboidalden poligonale dönüşür ve giderek yassılaşır . 4. Nükleuslar ortadan kalkar .

BU DEĞİŞİKLİKLER KERATİN SENTEZİNİN ARTMASI İLE PARALELDİR .

 

SLAYT 29

EPİDERMOPOESIS

Epidermopoesisin kontrol mekanizması inhibitör ve stimülatör faktörlerin dengesini içerir .

--- BÜYÜME FAKTÖRLERİ :

EGF (Epidermal Büyüme Faktörü) , TGF-a ( Değiştiren Büyüme Faktörü - a ) , İnterlökinler ve diğer immunositokinler , b-FGF ( Basic Fibroblast Büyüme Faktörü )

*** EGF : Kendi reseptörüne bağlanarak epitelyal keratinositlerin sağlamlığını ve büyümesini artırır . Yara kapanmasını hızlandırır .

*** TGF-a : Keratinositlerce üretilir ve EGF ile ilişkilidir . EGF Reseptörüne bağlanarak keratinositlerin büyümesini aktive eder .

*** IL-1 : Normal epidermis fazla miktarda IL-1 içerir . Keratinositler için mitojenik görünmektedir . IL-6 yı serbestleştirir ki bu da keratinositlerin büyümesini stimüle eder .Keratinositler aynı zamanda IL-3-4-8 de sentezlerler .

Epidermal keratinosit aktif şartlarda bol miktarda sitokin sekrete eder . Sitokin , lenfosit aktivasyonu ve granülosit fonksiyonlarını düzenler .

Epidermal hücre siklusu hücre içindeki siklik nükleotidlerin (cAMP-cGMP)konsantrasyonları ile kontrol edilir .

Epidermiste en çok PGE2 olmak üzere PGE ve PGD serilerine rastlanır . İnvitro olarak Lökotrienler de epidermal hücre proliferasyonunu sağlayabilirler . Poliaminler de mitozu stimüle ederler .

 

SLAYT 30

EPİDERMOPOİESİS

> Androjenler ve Vitamin A epidermal mitozu aktive ederken , glukokortikoidler inhibe etmektedir .

--- BASKILAMA FAKTÖRLERİ : > Keratinositlerin içerdiği inhibitörler (Chalones ) , TGF-b , IF-a ve IF-g , TNF > Chalones : Bazal mitozları yavaşlatan suprabazal hücreler tarafından üretilen polipeptidlerdir .

> TGF-b : Keratinositleri inhibe ederken , fibroblastları aktive eder ( Fibrozis )

> IF-a ve IF-g : Invivo ve invitro olarak keratinositler üzerinde sitostatik etkileri olduğu gözlemlenmiştir . Yüksek doz IF-g sitotoksiktir .

> Keratinositler de TNF sekrete ederler . TNF reversible bir sitostatik etki gösterir . IL-1 açığa çıkmasını sağlayan TNF , Fibroblast Proliferasyonu ve sitokin üretimini stimüle eder .

FİBROBLASTLAR

Gevşek konnektif dokuda çok sayıda bulunan bir hücre çeşididir .

Gelişiminin erken evrelerindeki hücreler fibroblast , tam farklılaşmış şekillerine de fibrosit denir .

Mezankimal kaynaklıdırlar .

Öncü kollogen , elastin ve mukopolisakkaritleri üretirler .